31 Mayıs 2010 Pazartesi

Katil Siyonist Devlet

0 yorum





Bugun sabaha karsi meydana gelen olay, Israilin uluslararasi hukuku ve diplomasiyi ne kadar onemsediginin en acik ornegidir. Irak'i kitle imha silahlari bulundurdugu gerekcesiyle isgal eden, Iran a ambargo koydurmaya calisan ABD ve AB elinde yuzlerce nukleer fuzesi bulunan Israil e hic bir sey yapmamasi bu simarik katil devleti daha da cesaretlendirmistir.
Ozellikle yardim gemilerine onderlik eden Turkiye bayrakli gemiye saldirmasi tevaffuk degildir. Saldiriyla ayni anda yapilan diger bir hain saldiri ise Iskender un daki denizci birligine yapilmistir. Saldirinin hedefi olan Deniz Kuvvetlerine mesaj niteliginde son rakamlara gore 6 askerimiz sehit edilmistir.Butun bunlarin tevaffuk olma olasiligi icinde Israil in oldugu olaylarda yok denecek kadar azdir.
Olayin diger bir boyutu ise saldirinin uluslararasi denizde gerceklesmis olmasidir. Bu yapilan direk savas sucu ve hatta savas nedenidir. Somalili korsanlar icin birlikler gonderen BM , kendisi korsan olan bu devlet icin ne yapacagini gercekten merak ediyorum. Bununla birlikte hukumet artik diplamatik savasi birakip reel tedbirler almali ve uygulumalar yapmalidir. Zaten daha olayin basinda uluslararasi sularda neden bu gemilere askeri eskortlarin eslik etmedigini anlamiyorum. Her yerde bahsedilen ama sadece kendi vatandaslari uzerinde etkisi hissedilen TSK nin artik bu buyuklugunu ispatlamasi gerekmektedir.Boyle bir adimin tam zamanidir. Tum dunyanin gozu onunde haksiz yere yapilan bu uygulama basit diplomatik uyari ve notalarla sinirli kalirsa , bu simarik,katil terorist devlet daha da ilerlere gidecektir.

Iskenderundaki eylemi gerceklestiren Israil piyonlari, bir yangin olursa herkesten once kendi halkiniz sizi cezalandiracaktir. Bunu da bu sekilde bilesiniz...

29 Nisan 2010 Perşembe

Siirt ve Manisa da olan olaylar ve Biz

1 yorum




Suratlariniza en kizgin mimikleri yerlestiren, icinizden bin bir turlu ceza yontemleri gecirten bu iki olay, aslinda bizim ne kadar kolay yonlendirilebildigimizi ve medyanin uzerimizde ne buyuk bir etkisi oldugunu malesef gozler onune seriyor.

Merakla uckuru bag tutmayan hayvanlarin yaptiklarinin medya ile ne alakasi oldugunu aciklamami beklediginizi biliyorum. Sizi daha fazla merak hezeyanlarina birakmadan aciklamaya baslayayim.

Bir hafta boyunca hangi dizileri ve/veya programlari izlediginizi dusunun. Ya da toplumun cogunun takip ettiklerini dusunun.
Daha eskilere gidelim. Bir Istanbul Masali dizisindeki masum fakir kizi hatirliyor musunuz ? Aslinda iki kardesle de cikan ve aralarini bozan o kizdan bahsediyorum. Ama o kadar guzel senaryoymus ki ; eski turk filmlerinde kotu kadini oynayan artistler seytan iken bu kiz melekti. Gunumuze dogru yavas yavas gelelim. Selena dizisini herkes hatirlar herhalde. Ilkogretim cagindaki kucuk masum kizlarimiz sihirin etkisinden olacak ki daha o yaslarda erkek arkadaslariyla flort etmeye baslamislardi. Ve guzelim edebiyat eserlerini erotik film tarzinda cekip yazarlarinin kemiklerini sizlatan dizilere gelelim. Yengesiyle ve hatta evdeki neredeyse her bireyle ayri ayri cinsellik yasayan ve bunu insanlara tum CIPLAKLIGI ile sunan bir kisi malesef ulkemizde idol olarak tanimlaniyor ?!
Ve nasil yonlendirildigimizi bu noktada anliyoruz. Senaryo , kurgu vs gibi hileler ile kendi basimiza geldiginde katil dahi olabilecegimiz haysiyetsizlikleri ve adilikleri gayet normal ve hatta guzel bir seymis gibi izliyoruz.Hala Sirinler in kucuk mavi canlilar olduklarini ve ormanda sen sarkilar soylediklerini sanan bir milletiz sonucunda...
Daha fazla ornek elbette cikabilir ve hatta sizler cikarmaya baslamissinizdir. Butun bunlar nedense en cok rating alan yani en cok izlenen diziler... Magazin programlarini , kucucuk cocuklari bangir bangir bagirtarak sarki soyleten, dans pistlerine iten yarisma programlarini saymiyorum bile...
Toplumun icini o kadar bosalttik, ahlaki erezyona o kadar cok izin verdik ki cocuklarimiza bedenen olmasa da ruhen o kadar tecavuz ettik ki bu vebalin altindan nasil kalkacagimizi inanin bilmiyorum. Bu iki sehirde boyle bir olay yasandiysa kusura bakmayin ama bu olaylardan su topraklarda yasayan herkes sucludur. Kimimiz bu yapilanlara uyudugumuz icin, kimimiz ses cikartmadigi icin kimimiz yeteri kadar ses cikartmadigi icin. O olaylarin icindeki her bir cocuktan butun bir millet olarak ayri ayri ozur dilemeli ve sucumuzu bagislamasi icin af dilenmeliyiz. Haber bultenlerinden olunca tuu kaka olan seyleri gerine gerine butun aile bireylerinizle hemen haber bitiminde baslayacak olan dizilerde, programlarda artik daha da buyuk bir keyifle izleyebilirsiniz.

O kucuk elleriyle en buyuk tokati toplumun yuzune yine o cocuklarimiz vuracaktir. Sizlerden ozur dileyecek yuzum dahi yok ama kardeslerim sizler kucuk bedenlerinizdeki buyuk olgunlugunuzla beni affedin...

18 Eylül 2008 Perşembe

Vor Aka The Thief DVDRip Xvid TR|EN|ESP|FR sub

0 yorum
Vor Aka The Thief

1946, Soğuk Savaşın başlangıcı. Sanya 6 yaşındayken Tolyan adındaki asker kıyafetli bir adam ona ve annesine yardım ediyor. Tolyan ın kimliği konusunda hiç birşey öğrnemeyen anne oğul, öğrenmeye başladıklarında birçok değişiklikle karşılaşıyorlar. Tolyan, çekici ve de usta bir hırsızdır aslında. Ama sadece para ve mücevher çalmıyor, onun ilgi alanına kalpler de giriyor. Sanya nın annesi Katya da onun bu çekiliğine kapılıyor. Gerçekte Tolyan polis tarafından köşe bucak aranan bir suçludur. Nitekim anne – oğul, polisle birgün bir tuzak sonucu yüzleşmek durumunda kalıyor. Film 1998 Oscarlarında En İyi Yabancı Film Adayı olmuştu.

Tür :
Romantik
Yönetmen : Pavel Chukrai
Senaryo : Pavel Chukrai
Görüntü Yönetmeni : Vladimir Klimov
Müzik : Vladimir Dashkevich
Yapım : 1997, Rusya / Fransa , 110 dk.

Oyuncular

Vladimir Mashkov , Ekaterina Rednikova , Misha Philipchuk , Lidiya Savchenko

Film TR-EN-ESP-FR altyazılıdır


http://rapidshare.com/files/146266145/Vor.ESP.srt
http://rapidshare.com/files/146266146/Vor.FR.srt
http://rapidshare.com/files/146266147/Vor.srt
http://rapidshare.com/files/146273477/Vor.tr.srt
http://rapidshare.com/files/146273726/vor_the_thief_arena-tr_.part01.rar
http://rapidshare.com/files/146273996/vor_the_thief_arena-tr_.part02.rar
http://rapidshare.com/files/146274302/vor_the_thief_arena-tr_.part03.rar
http://rapidshare.com/files/146274619/vor_the_thief_arena-tr_.part04.rar
http://rapidshare.com/files/146274873/vor_the_thief_arena-tr_.part05.rar
http://rapidshare.com/files/146275143/vor_the_thief_arena-tr_.part06.rar
http://rapidshare.com/files/146275410/vor_the_thief_arena-tr_.part07.rar
http://rapidshare.com/files/146275661/vor_the_thief_arena-tr_.part08.rar
http://rapidshare.com/files/146276002/vor_the_thief_arena-tr_.part09.rar
http://rapidshare.com/files/146276280/vor_the_thief_arena-tr_.part10.rar
http://rapidshare.com/files/146276603/vor_the_thief_arena-tr_.part11.rar
http://rapidshare.com/files/146276920/vor_the_thief_arena-tr_.part12.rar
http://rapidshare.com/files/146277217/vor_the_thief_arena-tr_.part13.rar
http://rapidshare.com/files/146277507/vor_the_thief_arena-tr_.part14.rar

Vampire's Kiss 1989

0 yorum






Nicholas Cage in oyuncu olarak oscar kazandıgı farklı bir film

Yönetmen: Robert Bierman
Yapım Yılı: 1989
Oyuncular:

Nicolas Cage
Maria Conchita Alonso
Jennifer Beals
Elizabeth Ashley
Kasi Lemmons
Bob Lujan
Jessica Lundy
Johnny Walker
Boris Leskin


Müzik: Colin Towns
Senaryo: Joseph Minion
Yapımcılar: John Daly
Adine Duron
Matthew Ferro




http://rapidshare.com/files/146253967/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part1.rar
http://rapidshare.com/files/146254161/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part2.rar
http://rapidshare.com/files/146254384/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part3.rar
http://rapidshare.com/files/146254580/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part4.rar
http://rapidshare.com/files/146254806/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part5.rar
http://rapidshare.com/files/146255000/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part6.rar
http://rapidshare.com/files/146255156/Vampire_s.Kiss._1989_.Nicolas.Cage.DVDRIP._arena-tr_.part7.rar

1 Ocak 2008 Salı

Bireyselleşme-Küreselleşme

0 yorum
Fikir akımlarının tokatladıgı,insanın ayrıstırıcı ozelliklerinin yitirildiği,her bireyin giderek birbirine benzediği,ozgun ve şahsi duruşların tek tek ezilip gittiği gunler hızla ilerlerken;farklılıklarımı koruma telaşı içerisindeyim.
Toplumu oluşturan bireyler giderek camurlasıyorlar.Oyleki toplumdan gelecek en kucuk baskıyla şekil değiştirip seri uretimden cıkan kursun askerlere donusuyorlar.Gokyuzune baktıklarında izledikleri filmlerde karakterler ne yapıyorsa ya da populer kultur o zaman neyi gormelerini istiyorsa onları goruyorlar.Yagmurda aynı şekilde ıslanıp, gokkusağına benzer gozluklerden bakıyorlar.Birey kişiligini, duygularını, ve iç dunyasındaki sokakların kaldırımlarına bile bu benzerlikleri ince ince nakşediyor. Aynı şeyleri konuşan, aynı şeyleri yazan, aynı şeyi duşunen bireyler toplumun kendi iç dinamiklerini de etkileyip, toplumu bir felakete surukluyor. Tum baskılara kariı duran bireyler zaman içinde toplumun dişlileri arasında ezildikten sonra toplum, kendi sonunu hazırlamış olacaktır. Cunku toplumu ayakta tutan olguların başında değişim gelir. Ki kültürel küreselleşme ile toplumlar birbirine karışıp, hareket kabiliyetlerini ve değişim sureclerini zayıflatıyorlar.
Kendinizi duşunun. Yaptıklarınızın ne kadarı kendi istek ve duygularınızın urunu? Dinlediğiniz müzik, giydiginiz kıyafet,yemek yediğiniz yer,kullandıgınız kelimeler ve satırlar arasında gizli kişiliğinizle alakalı bir cok seyin sizi mi yoksa uzerinizde olusan populer kuresel kultur oluşumlarının baskısı mı?
Gülüşünü, kelimelerini, bakışlarını, sevgisini ve hatta argosunu dahi bu baskı altında ezen bir nesilin olusturacagı geleceğin kırmızı ve siyah ufuklarını gormemezlikten gelmek en buyuk hata!
Toplum bireylerin toplamıdır.Onu ayakta tutan ve guzelleştiren farklılıkların olusturdugu o harmonidir.
Kendinize bir iyilik yapıp bu satırlardan sonra sadece kendinize ozgu, isim ve soyisminizden bile daha fazla size ait bir hayat yaşayın...

16 Aralık 2007 Pazar

Sosyoloji denemesi ( I )

0 yorum
Birey ile toplum arasında zannedilenden daha fazla bağ bulunuyor. Birey alt benliğindeki değişimler toplumunu gidişatına direk etki ediyor.Toplum bir birey gibi hareket ediyor ve kendi hafızasını olusturuyor ve kendi içinde dinamikler olusturuyor.
Bireylerin altbenliklerinde var olan bilgiler toplumun olusan olaylara nasıl tepki vereceğinin de ipuclarını veriyor.Son 60 yıldır dunya yeni buyuk bir savaş gormedi.Ozellikle artık karar mekanizmasında soz sahibi olan bu savas ve vahset yasamamıs nesil dunya dinamiklerini sarsmada etkili olacaklardır. İnsan yaratılısı geregi vahşete ihtiyacı vardır ve bunubir şekilde giderilmesini ister. Cogu insan kan gordugunde bakamaz daha dogrusu içindeki bakma gudusune karsı cıkar. Bu icten gelen vahset ve siddet eğilimleri bir şekilde dışa vurulmalı ve birey bu baskıdan kurtulmalıdır.
Bireyi en iyi tanıyan yaratıcı insanın bu ozelliğinden dolayı kurban geleneğini vazife biçmiştir.Bu nedenle bozulmusta olsa bir kitaba dayanan tum dinlerde kurban geleneği vardır.Hatta peygamberimiz (a.s.s) kurbanları sahiblerinin kesmelerinin daha faziletli olacagını ifade eden hadislerde bulunmuştur.
Savaş gormeden yetişen neslin eğilimleri de vahşete yonelik olmustur/olacaktır. Bu nedenledir ki gunumuzde hiç bir anlam ifade etmeyen pek cok korku adı altında vahşet filmleri cekilmeye başlanmış,insan içindeki bu durtuyu kullanarak rant elde etmeye başlamıştır.Konusu vahsetten ileri gitmeyen pek cok film seriler halinde cekilmiş ve ciddi gişe gelirleri elde etmiştir. İnsanın bastırdıgı vahset gudusu sinemalarla oyunlarla giderilmeye daha dogrusu bunun farkına varan kişiler tarafından rant aracı olmaya başlamıştır. Toplum dinamiklerinden pek cogunu yitiren batı toplumu bu akıma onculuk edip,sadece oyun ve filmlerle kalmayıp sapık tarikatlarda kurmaya başlamıştır.
Son yıllarda savasın getirdiği hüzünü,acıyı,haddinden fazla var olan vahşeti,insana dair var olan butun guzellikleri silip goturdugunu yaşamamış olan bir nesilin hazırlayacagı ve kapımıza kadar getireceğini tahmin ediyorum.
Vahşet durtusunu sindirmek şimdilik toplumumuzda filmler ve oyunlarla saglanmış olsa da kendi aramızda hoşgoruyu yuksek tutmamız gerektigini dusunuyorum.

14 Aralık 2007 Cuma

Engellenen sitelere Erişim

2 yorum
arkadaşlar TTnetin yaptıgı bu uygulamayla sitelere pranga takılmaya calısılıyor.İnternet ozgurluktur! Kimse paylasım hakkımızı elimizden alamaz! www.torrentturk.com a ulasmak için aşagıdakileri yapmanız yeterli

ilk olarak Başlat tan show all connection (tum baglantıları goster) ı tıklıyoruz.
Acılan pencerede sağ tuş Properties(ozellikler) kısmını tıklıyoruz



Daha sonra resimdeki gibi TCP/IP sekmesini tıklayıp orada da Properties(ozellikler) tıklıyoruz


son olarakta 4.2.2.1 ile 4.2.2.5 arası bir ip giriyoruz ve artık tum sitelere ulasıyoruz
 
Designed by: NewWpThemes | Converted to Blogger by Professional Blogger Templates | Contact | About