Fikir akımlarının tokatladıgı,insanın ayrıstırıcı ozelliklerinin yitirildiği,her bireyin giderek birbirine benzediği,ozgun ve şahsi duruşların tek tek ezilip gittiği gunler hızla ilerlerken;farklılıklarımı koruma telaşı içerisindeyim.
Toplumu oluşturan bireyler giderek camurlasıyorlar.Oyleki toplumdan gelecek en kucuk baskıyla şekil değiştirip seri uretimden cıkan kursun askerlere donusuyorlar.Gokyuzune baktıklarında izledikleri filmlerde karakterler ne yapıyorsa ya da populer kultur o zaman neyi gormelerini istiyorsa onları goruyorlar.Yagmurda aynı şekilde ıslanıp, gokkusağına benzer gozluklerden bakıyorlar.Birey kişiligini, duygularını, ve iç dunyasındaki sokakların kaldırımlarına bile bu benzerlikleri ince ince nakşediyor. Aynı şeyleri konuşan, aynı şeyleri yazan, aynı şeyi duşunen bireyler toplumun kendi iç dinamiklerini de etkileyip, toplumu bir felakete surukluyor. Tum baskılara kariı duran bireyler zaman içinde toplumun dişlileri arasında ezildikten sonra toplum, kendi sonunu hazırlamış olacaktır. Cunku toplumu ayakta tutan olguların başında değişim gelir. Ki kültürel küreselleşme ile toplumlar birbirine karışıp, hareket kabiliyetlerini ve değişim sureclerini zayıflatıyorlar.
Kendinizi duşunun. Yaptıklarınızın ne kadarı kendi istek ve duygularınızın urunu? Dinlediğiniz müzik, giydiginiz kıyafet,yemek yediğiniz yer,kullandıgınız kelimeler ve satırlar arasında gizli kişiliğinizle alakalı bir cok seyin sizi mi yoksa uzerinizde olusan populer kuresel kultur oluşumlarının baskısı mı?
Gülüşünü, kelimelerini, bakışlarını, sevgisini ve hatta argosunu dahi bu baskı altında ezen bir nesilin olusturacagı geleceğin kırmızı ve siyah ufuklarını gormemezlikten gelmek en buyuk hata!
Toplum bireylerin toplamıdır.Onu ayakta tutan ve guzelleştiren farklılıkların olusturdugu o harmonidir.
Kendinize bir iyilik yapıp bu satırlardan sonra sadece kendinize ozgu, isim ve soyisminizden bile daha fazla size ait bir hayat yaşayın...
1 Ocak 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
RSS Feed
Twitter
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder